”En mutlu günümde bile duygusal bir şarkıyı 23932 kere dinleyip kendimi bunalıma sokmak gibi bir hobim var.” dedikten sonra bir arkadaşım tarafından intiharlara sürükleneyim diye yolanan güzide parça.
| — | Sabahattin Ali (via olmazsaoyleyapariz) |
Kendinden her zaman güçlü olmayı beklemekten vazgeç, kendini her halinle sev.
Öyle bir şehir düşünün ki her iki insana bir köpek düşüyor ve o şehirde köpek bokuna basmamak için daima yere bakarak yürümek zorunda kalıyorsunuz. İşte o şehir tam olaraktan ”Eskişehir”dir gençler. Hele ki bahar gelmiş sokaklar dolup taşmışsa boku yediniz demektir. Benden uyarması.
Uzun zamandır erteliyordum gelen kutumdaki mesajı okumayı. Demişti bana ”Özel çok, kimseye okutmazsan sevinirim.” diye. Sözümü tuttum, okutmadım kimselere. Ama ben okudum hem de bir kere değil, iki üç dört beş altı… Düşündüm, anlamaya çalıştım hissettiklerini. Hissettim. Hayır hayır sadece hissetmedim tam olarak oradaydım, yanlarında. Bütün olanı biteni sessizce uzaktan izledim. O güzel ve saf çocuğu gördüm, gizlice geceleri yatağında ağlayan. Ama hiçbir şey yapamadım, gözyaşlarını silemedim. Sadece baktım. Ona baktım belki de bi’ tutam kendimi gördüm. Üzüldüm. Bir yumru oturdu tam kalbime, engel olamadım boğazımda düğümlenene. Engel olamadım gözümden süzülenlere. Bunca zamandır gözlerinde çözemediğim,ne olduğunu tam anlayamadığım şeyi belli belirsiz gördüm. Belki acı, belki hüzün, belki utanç, belki belki belki… Ama anladım artık içinde kopan fırtınayı, sormadım. Sarılmak istedim, sadece sıkıca sarılmak.






